PRP ve CGF, kişinin kendi kanından hazırlanan yoğunlaştırılmış trombosit ürünleridir. Bu sayfa; uygulamanın ne olduğunu, nasıl yapıldığını, seans düzenini, kimlere uygulanmadığını, olası yan etkilerini ve bilimsel kanıt düzeyinin bugün nerede durduğunu bilgilendirme amacıyla anlatır. Bu uygulamalar estetik amaçlı olduğunda bir hastalık tedavisi değildir; altta yatan tıbbi bir durum varsa bu ayrıca değerlendirilir. Uygulamanın size uygun olup olmadığına muayene ve değerlendirme sonrasında hekim karar verir. Tüm uygulamalar, hekimin yetki ve sertifikasyon kapsamında yapılır.
PRP ve CGF nedir?
Kanın içinde trombosit (kan pulcuğu) adı verilen hücreler bulunur. Trombositlerin içinde PDGF, TGF-beta, VEGF ve EGF gibi büyüme faktörleri vardır; bu maddeler vücudun kendi onarım ve yenilenme süreçlerinde görev alır.
PRP (trombositten zengin plazma), koldan alınan kanın santrifüj cihazında ayrıştırılmasıyla elde edilen, trombosit oranı yükseltilmiş plazma bölümüdür. CGF (konsantre büyüme faktörü) aynı mantıkla hazırlanır; farkı, birbirini izleyen değişken hızlarda tek bir santrifüj programı kullanılması ve sonuçta daha yoğun bir fibrin ağının oluşmasıdır.
Her ikisi de otolog, yani kişinin kendi kanından elde edilir; dışarıdan ilaç, dolgu ya da kök hücre ürünü eklenmez. CGF'nin PRP'ye göre klinik olarak daha iyi sonuç verdiği gösterilmiş değildir; hangisinin uygun olabileceğine hekim, bölgeye ve kişiye göre karar verir. Bu ürünlerin yüz cildinde ve saç dökülmesinde kullanımı bu sayfanın konusudur.
Uygulama nasıl yapılır?
Uygulama bir sağlık kuruluşunda, hekim tarafından yapılır. Deri altına enjeksiyon gerektiren işlemler güzellik salonlarında yapılamaz. Genel olarak süreç şu adımlardan oluşur:
- Önce muayene yapılır; şikâyetiniz, kullandığınız ilaçlar, kronik hastalıklarınız ve gerekiyorsa kan tahlilleriniz değerlendirilir. Kullandığınız kan sulandırıcı, asetilsalisilik asit ve iltihap giderici (NSAİ) ilaçları mutlaka hekiminize bildirin; bunlar hem işlemin sonucunu etkileyebilir hem de morarma ve kanamayı artırabilir. Hekim uygun görürse bu ilaçların bir kısmı işlemden birkaç gün önce kesilebilir; hiçbir ilacı kendi kararınızla bırakmayın. Saç dökülmesinde dökülmenin nedeni ayrıca araştırılır.
- Koldan, rutin tahlil için alınana benzer miktarda kan alınır.
- Kan, tek kullanımlık ve tıbbi cihaz olarak kayıtlı kitlerde santrifüj edilir.
- Ayrışan trombositten zengin bölüm hazırlanır ve uygun bölgeye (saçta kafa derisi; ciltte yüz, boyun ya da el sırtı gibi) ince iğnelerle küçük miktarlar hâlinde verilir. Hekim uygun görürse mikroiğneleme ile yüzeysel olarak da uygulanabilir.
İşlem öncesinde bölgeye uyuşturucu krem sürülebilir. İğne batması hissi ve kısa süreli yanma olabilir; bu his kişiden kişiye değişir ve hiç hissedilmeyeceği söylenemez.
Gerçekçi beklenti ve bilimsel kanıt düzeyi
Saç dökülmesinin en sık nedeni olan androgenetik alopesi tıbbi bir durumdur ve nedeninin ortaya konması gerekir; demir eksikliği, tiroid sorunları, bazı ilaçlar ve doğum sonrası dönem de dökülme yapabilir. Bu nedenle PRP ve CGF, hekimin çizdiği planın bir parçası olarak düşünülür; ilaç tedavisinin ya da saç ekiminin yerini alan bir seçenek değildir.
Kanıt düzeyini olduğu gibi aktarmak gerekir. PRP ve benzeri uygulamalar üzerine yayımlanmış çalışmaların sonuçları çelişkilidir. Kanın hazırlanma biçimi, trombosit yoğunluğu, aktivasyon yöntemi ve seans aralıkları çalışmadan çalışmaya değiştiği için yerleşik kabul görmüş, standart bir protokol ya da kesinleşmiş bir kanıt yoktur. Ciltle ilgili çalışmalar ise sayıca daha az, katılımcı sayısı daha küçük ve değerlendirmelerin önemli bölümü kişisel izlenime dayalıdır; yani bu alandaki kanıt daha da sınırlıdır. Bu yöntem, tek başına müstakil bir tedavi olarak tanımlanmış değildir.
Bu nedenle sonuç kişiden kişiye değişir, kimseye belirli bir sonuç sözü verilemez ve elde edilen değişikliğin sürekli olmadığı, zamanla azalabileceği bilinmelidir.
Seans sayısı ve süre
Aşağıdaki şema, yayınlarda ve uygulamada sık karşılaşılan genel bir çerçevedir; bağlayıcı bir çizelge değildir. Standart bir protokol bulunmadığı için seans sayısı ve aralıklar kişiye, bölgeye ve ara değerlendirmeye göre hekim tarafından belirlenir.
| Aşama | Sık karşılaşılan yaklaşım |
|---|---|
| Başlangıç serisi | Çoğunlukla 3-4 seans |
| Seans aralığı | Genellikle 3-6 hafta |
| Bir seansın süresi | Kan alımı ve hazırlık dâhil yaklaşık 30-60 dakika |
| İlk değerlendirme | Seri tamamlandıktan sonra, genellikle 3-6 ay içinde |
| İdame | Hekim uygun görürse aralıklı olarak |
Bir değişiklik olacaksa bu genellikle ilk seansta değil, birkaç ay içinde fark edilir. Bu nedenle seri tamamlanmadan ve ara değerlendirme yapılmadan sonuç hakkında yorumda bulunulmaz. Uygulama 18 yaşından küçüklere yapılmaz.
Uygulamadan sonra dikkat edilecekler
Kişi genellikle aynı gün günlük hayatına döner. Yine de ilk günlerde şunlara dikkat edilmesi istenir:
- Saç uygulamasından sonra ilk 24 saat kafa derisini yıkamayın; sonrasında ılık suyla nazikçe yıkayın.
- Yüz uygulamasından sonra ilk 24 saat makyaj yapmaktan ve peeling, asitli ürün gibi tahriş edici bakımlardan kaçının.
- İlk 48-72 saat sauna, hamam, çok sıcak duş, havuz ve deniz ile yoğun spordan uzak durun.
- Uygulama bölgesini güneşten koruyun; yüz uygulamasında güneş koruyucu kullanın.
- Asetilsalisilik asit ve benzeri iltihap giderici ağrı kesiciler ile kan sulandırıcı ilaçların kullanımı için hekiminize danışın; kullandığınız ilaçları kendi kararınızla bırakmayın.
- İlk günlerde alkol ve sigaradan kaçınmanız önerilir.
- Bölgeyi ovmayın, kaşımayın; kızarıklık ve hafif şişlik olağandır ve kısa sürede geriler.
- Ateş, artan ağrı, yayılan kızarıklık veya akıntı gibi enfeksiyon belirtilerinde vakit kaybetmeden hekiminize başvurun. Ayrıca yaygın döküntü ya da kurdeşen, dudak veya dilde şişme, nefes darlığı veya çarpıntı gibi alerjik reaksiyon belirtilerinde derhal en yakın acil servise başvurun.
Olası yan etkiler
Ürün kişinin kendi kanından hazırlandığı için alerji ve bulaş riski düşüktür. Yine de her enjeksiyon işleminde olduğu gibi yan etki görülebilir. Bildirilen yan etkilerin büyük bölümü hafif ve geçicidir:
- Enjeksiyon yerinde ağrı, hassasiyet ve yanma hissi
- Kızarıklık ve hafif şişlik; genellikle bir iki gün içinde geriler
- Morarma, özellikle kolay morarma eğilimi olanlarda
- Kafa derisinde gerginlik hissi ve geçici baş ağrısı
- Kaşıntı ve geçici pullanma
- Özellikle koyu ciltlerde, uygulama sonrası geçici, bazen daha uzun süreli renk koyulaşması (post-inflamatuar hiperpigmentasyon)
- Yüz uygulamalarında uçuk (herpes) reaktivasyonu; sık tekrarlayan uçuk öyküsü olanlarda bu risk daha belirgindir
- Kan alımı sırasında baş dönmesi, terleme ya da bayılma hissi
- Nadiren enfeksiyon; bu nedenle işlemin steril koşullarda yapılması önemlidir
- Nadiren skar (kalıcı iz) oluşumu, özellikle mikroiğneleme uygulamalarında
- Uygulamaya bağlı geçici dökülme artışı bildirilebilir
Şikâyetlerin beklenenden uzun sürmesi ya da ağırlaşması durumunda hekiminize başvurun. Uygulamanın size uygun olup olmadığı yalnızca muayene ile belirlenir.
Son güncelleme: 20.09.2026. Bu sayfadaki bilgilerden sorumlu hekim Dr. Alper Cem Ünal'dır; içerikle ilgili iletişim için muayenehane telefonu 0507 980 90 76 kullanılabilir.
Kimlere uygulanmaz?
Bu uygulamanın yapılmadığı durumlar
- Trombosit (kan pulcuğu) sayısının düşük olduğu durumlar ve trombosit işlev bozuklukları
- Kan sulandırıcı ya da trombosit işlevini etkileyen ilaç kullanımı (bu ilaçlar hekime danışılmadan bırakılmaz)
- Pıhtılaşma bozuklukları ve kan hastalıkları
- Uygulama bölgesinde ya da vücutta aktif enfeksiyon, ateşli hastalık
- Uygulama bölgesinde aktif uçuk (herpes) lezyonu; sık tekrarlayan uçuk öyküsünde işlem öncesi koruyucu antiviral kullanımı hekim tarafından değerlendirilebilir
- Son 6 ay içinde ağızdan izotretinoin (sistemik akne ilacı) kullanımı, özellikle mikroiğneleme planlanan cilt uygulamalarında
- Keloid veya aşırı/hipertrofik skar (iz) oluşturma eğilimi
- İmmün sistemi baskılayan tedavi ya da immün yetmezlik durumu ve uygulama bölgesindeki aktif otoimmün-inflamatuar deri hastalığı (relatif; hekim değerlendirir)
- Aktif kanser hastalığı veya kanser tedavisi sürecinde olmak
- Belirgin kansızlık (anemi)
- Gebelik ve emzirme dönemi
- Uygulama yapılacak bölgede iyileşmemiş yara, aktif cilt hastalığı ya da iltihaplı lezyon
- Kontrol altına alınmamış şeker hastalığı, ağır karaciğer veya böbrek hastalığı gibi durumlar
- 18 yaşından küçük olmak
- Bu liste bilgilendirme amaçlıdır; uygunluk her zaman muayene ve gerektiğinde kan tahlilleri ile hekim tarafından değerlendirilir
Bu liste kesin değildir; hekim, muayene ve gerekirse tahlillerle size uygun olup olmadığına karar verir.
Medikal estetik uygulamaları 18 yaşından küçüklere yapılmaz. Gebelik ve emzirme döneminde, kronik hastalığı olanlarda ve düzenli ilaç kullananlarda uygunluk muayenede ayrıca değerlendirilir.
İlgili sayfalar
Önemli: Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavinin yerine geçmez. Uygulamaların size uygun olup olmadığına muayene sonrasında hekim karar verir. Kullandığınız ilaçları hekiminize danışmadan bırakmayın. Son güncelleme: 13 Eylül 2026.

